Günaydınlar Herkese,
Hafta henüz bitmeden ben de iki kelam edeyim dedim pazar günkü etkinliğimizle ilgili. ama öncelikle Yelda abla ellerine sağlık yazını oku oku doyamadım. Benimki o kadar edebi olamayacak ama. :)
Kapıda Hüsnü ve Ahat'ı gördük, bizim ufak Ahat. :) bize gelsenize dedi ama maalesef yapamayacağımız bir şeye tamam demek olmazdı. Hüsnü de müzeye geziye gideceklerini söyledi. Ayaküstü kimler gelmiş diye de bi kesti, sonra da beğenmedi bizi. :) Amaaann kimse de yokmuş işte gidiyim daha iyi dedi, artık beklediği kimse o, yoktu içimizde.
Girişte evlerin numarası değiştiği icin bir bekleme yasadik. Dağıldık evlere 3'er 5'er.
Biz Elif G., Gönül ve bir tane daha yeni gönüllü arkadaşımızla (ismini ya öğrenmedim ya da unuttum affola :( birlikte gittik. Bu defa evlere haber uçurulmuş bizim gideceğimize dair, haberleri vardı, teşekkürler Nejla abla. Gökmen, Ersin, Soner ve Serkan karşıladılar bizleri. Eeee geri kalanınız nerde diye sorar olduk, klasik cevaplar geldi, dershanedeler, top oynuyorlar, vs. Biz de ee siz madem bizleri beklediniz anlatın bakalım dedik. Hani daha kişisel paylaşımları olan bir etkinlik yapmayı hedeflemiştik ya, bizim ibikler devamlı bir faaliyet içerisinde olmamıza bizden cok alışmışlar.
Elimizdeki Bilim Teknik didik didik edilmeye başlandı bile. İçinden kocaman bir şato maketi çıktı yapmamız icin, bir de DNA maketi. Oyun kartları da var tabi. Hepsi birini sahiplendi. Biz de bir maketle, bir soru yağmurlarına çevap verme haliyle karıştık aralarına. Gökmen soru sormayı çok sevdi, tabii bizim de cevaplarını bilemediğimizi gördükce heyecanı arttı sanırsam, hayatımda duymadığım hayvan isimleriyle karsılaşmış oldum, kirpili sıçan balığından girdik dört gözlü kurbağa görünümlü kertenkele türünden çıktık masallah. Şaka bir yana, çocuklar soru-bilmece sormayı cevap vermekten cok seviyorlar, bi ara öyle bişeyler yapabiliriz belki de. Biz şatomuzu da bir yandan dikiyorken Nejla ve Şükran ablaları geldi, biz bir tane bilim teknikten neler neler bulmuşken onlar da bizi kitap manyağı yapmaya gelmişler. :))
Onları uğurladıktan sonra vücudumuzu tanıyalım, evrenimiz, su ve hayat tarzı hem görselliği çok ön planda hem de öğretici bi sürü kitapla baş başa kalmış olduk. Alan arkadaslara tekrardan teşekkürler, keselerine bereket. Yine kartlı oyunlar çıktı. Biz de materyalimiz çoğalınca çalışma odalarına geçtik artık. Hıı unutmadan bu arada Cemil çıkageldi. Meğer dershanede olması gerekiyormuş o sırada ama o ÇOSEV'li abileri ablaları gelecek diye dershaneye gitmeyi reddetmiş ve evde kalmış. Annesi gelip salona bu şekilde bize açıklama yaptı sesli bi şekilde, siz belki bu konuda onu uyarmak isterseniz anlatma ihtiyacı hissettim diyerek gönderme yaptı. Diğer arkadaşlarının da içinde sesli bi şekilde Cemil suç islemişcesine durumu böyle deşifre etmesi pek hoşuma gitmedi benim.
Cemil'le biraz sohbet etmeye çalıştım. Dersleri nasılmış, dershane yararlı oluyor muymuş, dershanede öğleden sonra grubuna geçme şansı varsa hem bizle görüşme hem de dershaneden geri kalmama durumunun olacağını açıkladım, en önemlisi de ne olmak istiyorsun sorusuna "bilgisayar mühendisi" diye cevap verince bunu başarabilmesi için ne kadar çok çalışması gerektiğini anlatmaya çalıştım. Sonra da evimizdeki güzel Bilgisayar Mühendisine bıraktım olayı. Biliyo musun Elif ablan da bilgisayar mühendisi deyince, yaaa gerçekten mi naparlarmış ki diye başladı. :)) İşte memleketimizin rutin hali, birinin ne yaptığını bilmeden onun yaptığını yapmak istemek..
Neyse pozitif taraftan bakalım, çocuğumuzun daha bu yaştan bir hedefinin olması da çok güzel.
Neyse çalışma odamıza geri dönelim biz. Orada kitaptı oyundu biraz daha devam ettik ve 2 misafirimiz daha geldi, Metin ile İsa da toptan dönmüşler çok çamur oldular diye bir banyo yapıp mis gibi gelmişler yanımıza. Neler yaptık kısa bir özet geçtik, sonra da ayrılma vakti geldi.
Çıkarken en sevdiğim şey, diğer evlerimizden çıkan kızlarımızı, oğlanlarımızıda görmek. Tek evde olunca insan diğerlerini de görmek istiyor, çıkışta yaşanan o seremoni bu ihtiyacını az da olsa karşılıyor.
Benim gözümden 24 Mart böyleydi. Mart ayı etkinlik sorumlularımıza, emeği geçen herkese, katılan ve katılamayıp gönlü bizimle olan tum gönüllülerimize kendi adıma teşekkür ediyorum. Daha nice etkinliklerde bereber olabilmek dileğiyle.
Sevgiler
Yazan: Melis Y.
Tarih: 24.03.2013
Sponsor-Yer: Ankara Sevgi Evleri