Bowling Oynuyoruz...

Öncelikle biz bu ayın sorumlu gönüllülerinden olduğumuz için benim yazım pek eğlenceli olmayacak. Zira çocuklarımızla etkinliğin tadını çıkarma, bowling oynama, birlikte yemek yeme, vs. aktivitelere giremedim..

9:45 gibi Atlantis'teydik. Biz de Elif-Gökhan ve Tülin abla ile birlikte. Daha sonra Turgut abi geldi Memetle birlikte, sonra da Serpil ablalar.. Etiket işi hakikaten cok faydalı oluyor. Unutmasak her etkinliğimizde yapsak hic atlamasak keşke. Nejla abla gelir gelmez bizimkileri verip, etiketleme görevini Gözde'ye teslim etti..

Sonra 10'u birazcık geçiyordu ki çocuklarımızla buluşma vakti gelmişti. Kaan, Barış ve Yusuf çocuklarımızı yuvadan almaya gitmişlerdi.. Ablam ve arkasından Arzu ablanın arabası da geldi, Turgut abi de Mert'i alıp geri geldikten sonra ekip tamamlanmıştı.

Bizim minikler dışında gelenlerin yaş aralığı baya genişti galiba. Hep en minikler dikkat çeker sevilir ya napim benim de aklımda en cok yer eden miniminnacık tombik Pembiş oldu. Hatta ismini düzeltiyordu Pembiş degil E....Pembiiiş diyordu ama ben ilk duyduktan 2dk sonra unutmuşum bile. Çocuklarımızın isimlerini verdik, ayakkabılarını aldık.

5 çocuğa bir oyun açılacak şekilde masalar hazırlandı; Fakat 39 çoçuğumuzun ismi gelmişti. Annelere sorduk, kimin ismi eksik diye bulmaya çalıştık ama o an için bulamadık, oyunlar bi açılsın nasılsa çıkar ortaya dedik. Evet çıktı. :((

Semih'in ismi önce yazıyormuş sonra silinmiş (onun da nasıl gercekleştiğini yeni öğrendim ben de Yelda ablanın yazısından). Daha oyunlara yeni başlanmıştı biz bunu fark ettiğimizde, hemen bir oyuna dahil edilebileceğini anlatmaya çalıştık Semih'e.

Semih ufak çaplı bir depresyon yaşadı. Nejla abla, Arzu abla, Turgut abi'nin sabrı ve tecrübeleriyle hayata döndü ibik. Ertesi gün babasının onu almaya geleceğini öğrenince yumuşadığını söyledi Arzu abla. Öfkesinin asıl sebebi ise o gün almaya geleceğini söyleyip gelmemesi.

Kırılma noktasını geçtikten sonra herseyi unutup, oyuna geçip günü gönlünce yaşamayı başarabildi. İkna edildikten sonra şahsına yeni bir oyun açıldı, zira ordaki görevliler de seferber olmuşlardı Semih için. Arzu ablasıyla beraber oynadıkları oyunda her atıştan sonra ablasının kollarına atlayıp sarıldığını görünce de bir huzur ve mutluluk doldu içime. En son serviste giderken de özür dilemek ister misin bugün için diye sordum, evet çok özür dilerim abla bi daha olmayacak diye söz verdi, beni benden aldı. :))

Günün geri kalanında da ben genelde kapı görevlisi modunda yemekten önce tuvalete gidenleri kesme, ayakkabılarını teslim edenlere yön gösterme, yemeğe başladıklarında arada masaları kolaçan etme görevlerini üstlendiğimden dediğim gibi günün keyfini yaşayanlardan olamadım.

Ama her şeye rağmen yine güzel, keyifli bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Yemekteki mantar sıkıntısını ben de gördüm, hemen hepsi ayırdı mantarları ama ne bu nefret hiçbir fikrim yok. Bu da ikinci ders bize, bi daha mantarlı yemek yok! :)

Yuvadan bir de fotoğrafçımız vardı, bol bol resim çekti, umarım bizlere de ulaştıracak. Günün süprizi Mert'in kartlarıydı. Bayıldı bıdıklar, ben de bayıldım açıkcası, sonuncusu bana kalmıştı ama en son serviste birinin eksik kaldığını görüp hemen ona teslim ettim hakkımı. :)) Bu arada Gülin ve Didem geldi aklıma, çıkışta onlarla yürüdük, 2'şer 3'er kart kapma çabasındalar. :) Gülin bowling oynarken gözlemleyebildiğim nadir çocuklardandı, inanılmaz hırslı, çoğu öyle biliyorum fakat ondaki ışığı gördüm biraz farklıydı. Sonuncu gidip de oyun boyunca suratını astıktan sonra 2. bitirdi ve yüzünde güller açıyordu oyun bitiminde, birinci olamamanın verdiği ufak buruklukla birlikte.

Çocuklarımızı gönderdikten sonra da çıkışta hep birlikte güzel kahvelerimizi içtik, yeni gönüllümüz Fatma Hanımın ilk gün deneyimlerini dinledik ve şenlikteki o çılgın yumurtaların sahibinin kendisi ve ekibinin olduğunu öğrendik.. Tekrardan ellerine sağlık demek istiyorum, o günden hatıra aldığımız bi tanesi karşımda, yüzüme gülümserken. ;)

Bu etkinlikte mekan için aracı olan Serpil ablaya, tüm görüşmeleri bizzat gidip yaparak yemek işini ayarlayan ve yemek masrafına sponsor olan Gözde'ye, kriz anında hızır gibi yetişen Nejla abla, Arzu abla ve Turgut abiye, etkinliğe katılan diğer tüm gönüllülere (Elif, Gökhan, Tülin abla, Yelda abla, Elif A., Metin, Mert, Barış, Kaan, Yusuf, Fatma Hn.) ve gelemeyip gönlü bizle olan tüm gönüllülerimize teşekkürlerimizi Şubat ayı sorumluları olarak sunarız.

Sevgiler, saygılar.


Yazan: Melis Y.
Tarih: 03.02.2013
Sponsor-Yer: Batıkent - ANKARA