9 Aralık Pazar etkinliğini yazayım birazcık.
Biz Elif, İsmail, Aysun Teo’nun olduğu evdeydik. Biraz zor bir ev. Bir denge kuruyorsunuz ancak Teo birisine çarpıyor mesela yanlışlıkla sizin kurmak için 10 dakika uğraştığınız grup dağılıveriyor. 5sn’de. Gene de üç fıkra okuyup canlandırdık. Çatlak patlak oynadık. Sonrasında alana inip kendi adıma hayatımın ilk futbolunu oynadığım yaramazlarla uslulari alıp gençlik parkına götürmüşlerdi.
Ev ile ilgili Aysun’un gözlemini de arada paylaşayım “Abla ben daha önce Hasan Hüseyin’in evindeydim onlara da yaramaz demişlerdi ama o evde bir birlik var. Aralarında kavga ettiklerinde diğerleri kavga edenleri ayırıyor dengeyi sağlamaya çalışıyor. Burada her şey pamuk ipliğine bağlı rüzgar esse birbirlerine giriyorlar”
Maç için sahaya girdiğimizde karşı kalede oynayan başka çocuklarda eksik oyuncu olunca o tarafa kaydım ben. Kalede Kaan vardı 4 bilemedin 5 yaşında kocaman kafalı sevimli mi sevimli bir sey.“ sen benim küçük göründüğüme bakma ben kaleyi dolduruyorum” dedi bana. Kova gibi gelen topu giden topu kaleye aldıktan sonra yanlışlıkla kafasına çarpıp çıkan top için gördün mü dedi söylemiştim sana kaleyi doldurduğumu...
Erdi ve Melis’lerin evinin gelmesi ile ekip büyüdü.İki mutlak golü kurtardım alkış bekliyorum burada. Bir gol yedikten sonra beni kaleden aldılar sonrasında arada paslaşarak keyifli bir oyun geçirdim ben. Zevkli şey sanırım şu futbol. Gerçi çocukların beni sevmelerinden ve kıyamamalarından kaynaklı da keyif almış ve rahat oynamış olabilirim.
Maç sonrasında Kaan’ı gördüm yine çevresinde üç güvenlik görevlisi ağlıyor. Belli bir şey istediği için ağlıyor. Babası gelmiş ama o daha futbol oynamak istiyormuş babasını görmek değil. Kuzu doyamamis oyuna. Pazarlığımız başladı kaleye geçeyim bana 5 şut at, 10 tane, peki kaç şut sonrası gidersin babanın yanına? Eliyle 20’yi gösterdi. Anlaştık geriye top bulmak kaldı. Rica ettim Gökhan’dan kırmadı beni. Verdi topu. Sadece topu vermekle kalmadı başka gelip vurmaya calışanlara karsi da penaltı noktasındaki topu korudu bir kac arkadaşıyla. Zira Kaan’ın gelişi her ne kadar uçarak da olsa karşı kaleden ve minik ayaklarla olunca uzun sürüyordu. Bir iki derken seyirci desteği ve alkışlarıyla Kaan 7 şuttan sonra 20 şut attığına inanarak mutlu mesut gitti abilerinin yanına oradan da babasının yanına.
Yüzümüzde gülümseme ile çıktık biz de yuvadan. Güneşli bir gün keyifli bir etkinliğin dokunuşuyla yüreğimize. Ankamall’e geçtik aç ekip pizzalara saldırdık. Sonrasında daha küçük bir ekip ODTÜ’de çay içip sohbet ettikten sonra keyifli bir tavla turnuvası ardından ayrıldık. Bir kaç konuyu da yazmak ve tartışmaya açmak istiyorum. Burak ve Mert gibi taze gönüllülere etkinliklere gelirken kullanmaları için yol parası bilet vs verebilir miyiz malum hala harçlıkla yaşıyorlar. Bir de 5 yaş grubunun olduğu evlere mesela ayda bir kez isteyenlerle bir iki saat girmemize izin verir mi acep yuva. Ben bu Kaan’in hastası oldum mesela..
Yazan: Serpil A.
Tarih: 09.12.2012
Sponsor-Yer: Ankara Sevgi Evleri