Selamlar,
Pazar günü yaşadıklarımızı kendime mi saklasam bilemedim ama ÇOSEV ruhu dürttü yazayım dedim.
Annem, Çisem(yeni gönüllümuz), Erdi ve ben A22'deydik. kendi evimiz gibiydi. Ne yalan söyleyeyim benim evimden bile daha güzel.
Anneler o kadar sıcak bir ortam yaratmış ve biz öyle güzel ağırlandık ki ayrılasımız gelmedi Aylin, Dilan, Gülser ve Şule evinin sakinlerinden.
Önce enerji dedektiflerimiz yapacaklarını okudu bize. Aylin'in okuması biraz zayıf kaldığından Erdi Abisi ile ortak okudular. Sırayla birer cümle. belki böyle şeyleri daha sık yapmalıyız kendilerine güven gelsin içine kapanık çocuklarımız da kendilerini ufak ufak ifade etsin diye. Görev verdik gelecek etkinlikte enerji dedektiflerinin ne yaptıklarını görmek adına hediyeleri kitap olabilir mesela.
Sonra yavaş yavaş kumbaraya geçtik. Çektiğim iki kumbarayı ekte gönderiyorum. Çok şirin oldular. Kumbaraya yanlışlıkla kaçan boncuklarda kısa günün karı kumbaranın ilk birikimleri. Gül yapmayı öğretti ibikler bize kurdeleden büyüyüp de onlardan böyle şeyler öğrenmek ne keyifli değil mi?
Hediye ettiğimiz defterlere bugünle ilgili duygularını yazdılar "bugün ÇOSEV'le çok eğlenceli bir gün geçirdim" "ÇOSEV'le kumbara yapmak keyifliydi." vs. vs. ÇOSEV olmak da keyifli :-) Bundan sonraki etkinlikleri yazabileceklerini söyledik bir daha ki ziyarette belki bakmak teşvik eder onları yazmaya kendilerini ifade etmeye. Sonra resim adı altında pankart yaptık valla biraz yanlışı olsa da torpilli resmimi paylaşayım diye ekledim. Bire bir etkinlik yapınca daha özel hissettiler sanırım bize de özel hissettirmek istediler.
Evde olmayan çocukların yemeklerini yedik gönüllüler olarak birlikte.Bizimle yemek yemek, çocuklar için bizim onlarla yemek yememiz kadar doyurucuydu.
Merak ettiğiniz bir şey var mı diye sorduğumda Gulser 4. sınıf karnemi sordu. Bugüne değil de geçmişime ait bir şeyler sorması kendi ile beni eşleştirdiğini düşündürdü bana. Bilemiyorum ama örnek miyiz neyiz. Yemek sonrası sıra çaylara geldi. Cay demlenirken evi gezdik birlikte.Yaşamlarını paylasırken hepsi bir ağızdan konuşuyor yada aynı şeyi arka arkaya soyluyorlardi. Odalar da iki dirhem bir çekirdek. Banyolara kadar gösterdiler bize en ince ayrıntıya kadar öğrendik evlerini.
İyilik kutusu yapmışlar. o gün yaptıkları iyilikleri kağıda yazıp o kutuya koyuyorlarmış. Acaip bir kaç iyiliği paylaştık.
Demini almış Aylin kızımızın elinden çıkmış çayımızı içtik, sıcacık özenle yapılmış çayı içerken gözümüze bakıp içtiğim en güzel çayıyla gururlanan ibiğin yüzündeki ifadeyi yazamayacağım varın gidin için çayını diyeceğim sadece.
Bu arada misafir evi gereği kolonya ve çikolatamızı da aldık her şeyiyle tam bir misafir ağırlamasıydı anlayacağınız. Gürkan aradığında bilgisayarda hafıza oyununa başlamıştık. Müsademizi isteyip çıktık. Yoksa yatacak yer de vardı kalmaya gönüllerde.Kapıda vedalaşırken, hep siz bizi ağırladınız bu defa da biz sizi ağırladık dediler gururla.
Pazar günü benim için keyifti, sevgiydi, ilgiydi, özlemdi, paylaşmaktı, bu güne kadar ÇOSEV olarak yaptığımız birikimlerin meyvesini yemekti. Etkinliği düzenleyen Nisan sorumlularına, katılıp günümü güzelleştiren tüm gönüllü arkadaslarıma teşekkürler.
Sevgilerimle.
Yazan: Serpil A.
Tarih: 08.04.2012
Sponsor-Yer: Ankara Sevgi Evleri