Herkese iyi haftalar,
Yazma konusunda Gamze ve Serpil Ablam kadar iyi değilim amma böyle güzel bir etkinlikten sonra her eve bir sözcü lazım diye düşünerek, Tubik'ten ses çıkmayınca alayım dedim klavyemi elime, işten de birazcık kaytarmış olurum.. :))
İbrahim Abi, Tubiş ve ben A24'teydik, çiçek gibi bir kız evinde yani.. 6 kızımız: Dilan, Dudu, Begüm, İlke, Gülseven, Bennur ve anneleri karşıladı bizleri.. Daha biz ne yapacağımızdan bahsetmeden onlar bizi nasıl ağırlayacaklarını anlatmaya başladılar, bize bir gösteri hazırlamışlar.. :)) Önce 23 Nisan gösterisinden bir şeyler gösterecekler sandık ama sonradan annelerinden öğrendik ki biz evlerine misafir olacağız diye bize özel hazırlamışlar, ilahi ve Kafkas oyunlarını. Sunucumuz Dudu önce bizleri onun ifadesiyle “ÇOK SEVGİLİ ÇOSEV'i ” evlerinde ağırlamaktan ve gösterilerini sunmaktan ötürü çok mutlu olduklarını ifade etti, hep siz bizi ağırladınız bugün de sıra bizde dedi o da.. :)
Sonra ilahi ekibi geldi, semazende Gülseven ve İlke, vokalde Begüm ve Dudu.. Gözleri yaşlı Begüm’ün (ailesinden geleceğim diyip gelmeyen olmuş, ondan ağlıyordu, biz eve gidince ancak sakinleştirip getirdiler, benim anladığım kadarıyla durum böyleydi, bir yanlışım varsa İbo Abicim ve Tubacım düzeltirsiniz..) performansı tam konsepte uygun oldu.. :) Hepsi ayrı ayrı çok iyiydi, ama semazenlerin başı dönüp düşecekler diye çok korktuk açıkçası, hep aynı yöne dönüyorlardı çünkü, Allahtan bir şey olmadı.. Sonra sıra kafkasa geldi, Dilan ve Bennur utandıkları için gösteriye katılmak istemediler, ee erkeklerimize 2 kız lazımdı boş mu kalsın caanım kolları Tubayla ben atıldık ortaya, hep birlikte bir güzel Kafkas oynadık.. :)
Vee kumbara yapmaya geldi sıra, Pepe’yi gören mutlu oldu zaten. Önce çıkarmak istemediler, Pepeye birkaç rötuş yaptık ama sonradan arkadaşlarının güzel şeyler ortaya çıkardığını görenler kıskanıp yapmaya başladılar kendi kumbaralarını.Resimlerini çekmek istedik ama annesi istemediği için vazgeçtik, aslında sadece kumbaraları çeksek O da bir şey demeyecekti belki ama biz bir kere olumsuz cevap alınca üstelemedik, kumbaraları artık evlerine gittikçe görürüz dedik.. Her yerimiz sim, uhu oldu ama minikler yine kağıtlara sevgilerini döktüler, ÇOSEV olarak bizleri bir kez daha çook mutlu ettiler..
Evde olmayan çocuklarımız yerine sofrada yerlerimizi aldık hemen, yerlerimiz çoktan ayrılmıştı zaten, abla sen benim yanıma otur, abi sen de benim.. Sonra çaylar geldi, Asiye annenin güzel kurabiyeleriyle birlikte çayları da götürdük, midelerimizi iyice doldurduk yani.. :) Sıra kumbaralara siftah atmaya gelince çantalarımızı arabada bırakmış olan bizlerin imdadına Nilgün Ablaları yetişti.. :) Hepsine siftahlarını attı, kızlar da rahatladı biz de..
Sıra vedalaşamaya gelince herkesin içi buruldu her zamanki gibi, bir de bu defa sadece onlardan ayrılmak değil, çok güzel ağırlandığımız bir misafirlikten gitme burukluğu da vardı, kapıya kadar hep birlikte gittik. O sıra Bennur ve İlke yapışınca bana, Nejla Ablam kötü polis oldu benim yüzümden.. :(Bırakın Melis ablanızı yoksa ceza vereceğim ona dedi, bir şey daha öğrenmiş olduk, onlara değil de kendi içimizde ceza verilmesinin onları daha kolay etkilediğini gördük, hemen bıraktılar çünkü.. Bana da ders oldu tabi, kapıda neyi beklediğimi bilmeden onlarla vedalaşmadan önce uzun süre dikilmemem gerektiğini hatırladım bir kez daha..
Nisan ayı sorumlularına bu zengin etkinlik için kendi adıma bir kez daha çok çok teşekkür ediyorum..
Bu yazı olayı da baya vakit alıyormuş, birazcık abarttım galiba uzunluğunu, ben yazarken yoruldum sizler de okurken yorulacaksınız ama kusuruma bakmayın artık. :)
Hayat ÇOSEV’li olunca daha bir güzel..
Sevgiler.
Yazan: Melis Y.
Tarih: 08.04.2012
Sponsor-Yer: Ankara Sevgi Evleri