Merhabalar,
Öncelikle etkinlik sorumlularına teşekkürler. Keyifli bir etkinlikti. Film de öyle. Bana da bu sıralar 15 gün çoook geliyor. Çok özlüyorum ibikleri. Araya kaçak etkinlik mi alsak dur bakayım Mart sorumluları olarak aramızda bir konuşalım.
Bu etkinliklerde 15 yıldır pek çok şey yaşıyorum ama her seferinde yeni bir şeyler öğreniyorum. Ama yıllardır isim öğrenme konusundaki özrümü yenemedim. Dolayısıyla az sonra aşağıdaki geçen isimlerin muhtemelen gerçek isimlerle alakası yok ama kişiler gerçek gerçekten
Bu defa payıma yeni gelen bir ibik düştü. Daha kapıda gelip tanıştı benimle. Ben yeni geldim adım Behiye biliyor musun diye. Sinemaya girip yerleştiğimizde ayakta kaldığını gördüm aldım halamın yanına oturtturdum. Sonra fark ettim ki evdeki tüm kızlar yan yana oturmuş bir tanesini öğretmeninden izin alarak kaldırdım sağ yanıma oturtmak için. (O evin annesi pek ayırmak istemiyor kızlarını bir arada tutuyor biraz aralara girmek gerekiyor anneden izin alarak.) Yelda’nın yanında oturan Abdi sevinçle bağırdı. Şükriye Şükriye geliyor benim yanıma otursun diye. Baktım Şükriye’de herhangi bir duygu belirtisi yok. Zannettim ki Abdi ibiği aşık bu kıza, kız da yüz vermiyor. Rahatsız olmasın şimdi kız filmi seyrederken. Olmaz dedim aranıza oturacağım. Abdi’nin suratı düştü ama o benim ablamdı diye. Hemen yer değistirdim ama bir an Şükriye’nin ayakkabılarında düşündüm ayaklarımı yargılamamaya çalışarak. Kardeşimi görüyorum ama onun yanına oturmak için bile talepte bulunamıyorum. Hani annem babam beni yuvaya bırakmışsa sanki kardeşime daha çok bağlanırdım gibi geliyor Abdi gibi. Yanına oturmak için can atardım. Utangaç mıyım acaba ya da duygularımı dışarı vurmamayımı öğrendim incinmemek adına sanırım giyemedim ben o ayakkabıları bilemedim işte ama içim acıdı bir tarafıyla.
Film baslayınca önce Saniye ile sarıldık biraz, sonrasında da Behiye’ye sarıldım. O da bana sarıldı ama o kadar SIKI ki bırakmak istemezcesine kafayı da koydu kolum uyuştu. Ama gıkımı çıkaramadan kımıldamadan seyrettim filmi. Bir zaman sonra arkadan Behiye’nin koltuğuna ufak ufak tekmeler. Arzu kıskandı sanırım yanında sarılacak bir gönüllüsu olmadığından mı bilemedim. Dönüp vurmamasını rica ettim ama beş dakika sonra yine ufak ufak tekmelemeler ben buradayım demeler :)) Film sonrası yemeğe kalamadım erken kaçmam gerekti. Benimle birlikte film seyrettikleri için teşekkür etmeye gittim Şükriye ve Behiye’ye. Behiye’nin suratı düşmüş. Annesini çok özlemiş ibik. Babası ile ayrılmışlar annesi çalışmaya başlamış para yetmemiş evdeki esyaları satmaya başlamış. Eşyalar bitmiş dedesine gitmişler dedesi onları istememiş. Sonra otogara gitmişler babasının bir arkadaşı sosyal hizmetleri aramış yuvaya getirmişler. Annesinin çırpınmalarının acısını çaresizliğini hissettim içimde bir yerlerde. Üzülmemesini söyledim, orada yeni arkadaşları anneleri olduğunu da. Annesinin durumu düzeltince onu görmeye geleceğini de ekledim. Sarılması geldiğinde annesi yerine bizlere sarılabileceğini de. 26’sındaki etkinlikte ben yokum kısmetse Çankırı yollarında olmayı planlıyorum benimyuvamla. Gönlümden geçen bir şekilde annesinin durumu düzeltip alması yanına ama bir şekilde almazsa ihtiyacı olursa sarılacak bir kucak verir misiniz ona?
Çocukları gördüğümde annelere babalara kızıyorum her defasında içimden. Ama bazen şartlar durumlar hiç de bizim bildiğimiz değerlendirdiğimiz gibi olmuyor. Belki benim gibi hissedenler oluyorsa diye paylaşayim dedim duygularımı biraz uzun oldu sanırım. Okumaya zaman ayıranlara teşekkürler.
Sevgiler...
Yazan: Serpil A.
Tarih: 12.02.2012
Sponsor-Yer: Eryaman Dolphin AVM