Kar buz fırtına.. otuz - otuz üç.. diyeceğim sizlere.. Diğer evleri de diğer evlerde bulunan diğer arkadaşlarım anlatır nasıl olsa..
33.. ne kadar rahat söyleniyorr.. Ama 333’ün 33’ü değil bizim evlerden 33 :)).. Yordu baya.. Nejla Abla “hayydi ayrılıyoruzz..” dediğinde başım dönmeye başlamıştı artık..
İnanılacak gibi değildi.. Tahsin ile bildiğin akıllı akıllı, kelimeleri seçe seçe, sora sora tombala oynadık hep beraber.. 2. Çinko’yu yaptı, hatta sonra ise bir parça hile karışsada TOMBALA bile yaptı.. Değişikti.. Anlatılamazz.. Anlayabilmeniz için orada, o 10 kisilik grubun içinde olmanız ve birde Tahsin çinko yaptığında Serpil Abla ile Nejla Ablanın gözlerine bakmanız gerekiyordu.. Şimdiye kadar yaşadığım en üst duyguydu.. Tarifi yokk.. İçimi huzurumsu olgu gibi değişik bir his kapladı.. Ne bileğimm.. Çok aceib.. Allah herkese nasip etsin..
33 ve 30 nolu evlerimizin birleşiminden oluşturduğumuz; her iki grupta da tam sukunetin sağlandığı, ohh diyeceğimiz anda; dışardan kimliği belirsiz bir grup hain çocuk tarafından saldırıya uğradık.. Kartopu diye adlandırılan; soğuk ve sert olan cisimle bizi yaylım ateşine tuttular.. Allahtan evdeydik ve evin camları vardı.. Pardon sağlam camları vardı.. Çünkü baya bi tuttular.. O sırada çocuklarımızdan kod adı “Hacı” olan İsa A.. adındaki, hiperaktif haylaz velet, kapının kulpunu sökme icraatı ile bizi eve hapsederek sokağa kaçtı.. Neyseki panik halimiz uzun sürmedi.. Kod adını “Rambo” koyduğum başka bir çocuğumuz; mutfaktan bıçağı kaptığı gibi gözünü kırpmadan hart diye kapının deliğine sapladı.. Bizimde gözlerimiz fal taşı gibi açıldı öylece kala kaldık.. Çocuuğum o bıçağı niye aldın bile diyemedik, yarı ürperik bir şekilde alkış tutmak zorunda kaldık..
Çıkışta evimizi saldırıya tutan o acımasız çocuklarla kıran kırana, göğüs göğüse çarpıştık, çetin mücadeler verdik.. Çok güldük, eğlendik ama Ne üst kaldı ne de baş.. Sonunda Ateşkes imzaladık.. Öpüştük barıştık.. En son barış ve kardeşlik mesaji vermek adına, tüm dünya’ya örnek olmak için; bir gönüllü ve bir çocuktan oluçan ikişerli gruplar halinde, alt ve üst yurtları birbirine bağlayan buz tutmuş dik yokuşun tepesinden, sarmaş dolaş çığlıklar atarak, altımıza serdiğimiz naylon torbalarla hepimiz peş peşe kaydık.. Günün yorgunluğu da, içimizdeki tüm kötü enerjilerde kayarken rüzgarla beraber uçtuu gittiii.. Aşağıda sımsıcak, öyle güzel kucaklaştıkki.. Birde ben Nejla ablanın kafasını çiğnemesem herşey harikaydı.. Allahtan zemin kardı, suratı yumuşak kara gömüldü de birsey olmadı..
Öyle işte... Bir etkinlik daha geride kaldı sevgili ÇOSEV.. Gelemeyenler bizi izlemeye devam edin.. Canınız çektiği anda da çıkın gelin.. Koptuk kaybolduk hissine asla kapılmayın.. Şeytana uymayın. Bahanelerin beyninizi kemirmesine izin vermeyin.. Çocuklar için çıkın gelin..!!!! Gelmeyene kızmıyolar da dövmüyolarda.. Bi değisik insanlar bende anlamadımm.. Benide önce dövüp sonra başkan yardımcısı yapmışlardı.
Sevgiler...
Yazan: Mehmet B.
Tarih: 22.01.2012
Sponsor-Yer: Ankara Sevgi Evleri