İki gün sonra da olsa etkinlikle ilgili olanı biteni kendi kalemimden (klavyemden mi demeliydim yoksa ) yazayım istedim sizlere.
Bir hafta geçmiş olsa da üzerinden, aynı havayı hatta daha fazlasını estiren bir yılbaşı organizasyonunda bulduk kendimizi bir Pazar sabahında çocuklardan önce bizde başladı galiba heyecan. Onların gelişiyle daha da bir katlandı, daha da renklendi ortam. Daha servislerden iner inmez, döner kapının arkasında, kocaman sırıkların üzerinde bir palyaço karşıladı onları.
Şapkalar takıldı kafalara, fırfırlar dolandı boyunlara… Derken bir de baktık salondayız kendilerine bir bir yer bulan çocukları içerde de başka süprizler bekliyordu. Bunlardan ilki kukla dansıydı. Başta büyük bir merakla sakin sakin izliyorlardı gösteriyi ama sonrasında bir de baktık ki sahnede hepsi… Kuklayı kim izlesin, kendilerinde daha büyük meziyetler dururken İçlerinden geldiği gibi hopladılar, zıpladılar, güldüler, dans ettiler… Arada da kukla sahnesine dalıp, adamların canım kuklalarını da çekiştirmeyi ihmal etmediler. Bu kadar enerjiyle kendilerinden geçen Çocukları ancak jonglör gösterisi biraz sakinleştirip yerlerine oturtmayı başarabildi. “Sizce jonglör nedir?” sorusuyla başlayan, sonra da bizim çocuklardan ikisininin ellerinde labutlar, kendilerini sahnede bulmalarıyla sonlanan bir gösteri oldu bu. Ve ardından da en çarpıcı gösteri “Sihirbaz Şov” geldi olanca şaşırtıcılığıyla… Güvercinler mi görmedik, kıvrım kıvrım kıvranan ipler mi ya da uçan masalar mı…
Hepsini, hepsini, hepsini buyuk bir merakla izledi bizimkiler… Onlar bunlari izleyedursun, açık büfe arkasında da aldı gönüllüleri bir telaş… Tek tek hamburgerler hazırlandı tabaklara; rus salataları, mercimek köfteleri eklendi yanlarına… O kadar hoplandı, zıplandı; e tabi karınlar da acıktı. Bir güzel afiyetle yenildi hepsi. Kocamaaaaaannn pasta da günün bir diğer; ama bana sorarsaniz en tatlı, en anlamlı, en güzel süprrizi oldu Kesildi… Sonra üzerinize afiyet, bir güzel o da yenildi.
Tabi bu arada bir de, uzun, ince, tipinde bile hayır olmayan, insanın yanaklarını şişim şişim şişirip de ciğerde hava bırakmamasına rağmen bir türlü şişmek bilmeyen balonlardan Çocuklara mini mini köpecikler, koca koca da tüfekler, kılıçlar yapıldı. Onlar daha bunlara doymamıştı ki, ardından da bir sürü yılbaşı hediyeleri geldi. Kızlara bebek, erkeklere de (yanlış hatırlamıyorsam), kamyonumsu bir oyuncak… Derken etkinlikte de yavaş yavaş sona gelindi.
Boyunlara dolanan eller, yüzlere konan öpücükler, dudaklardan dökülen “teşekkürler”le, günün yorgunluğu ve sarhoşluğuyla kendilerini birbir serviste buldu Çocuklar. Böylece etkinlik de son buldu, bize de günün güzel yorgunluğu kaldı..
Yazan: Serpil A.
Tarih: 08.01.2012
Sponsor-Yer: Akar Otel